Güzel SözlerPaylaşımı

CENAP ŞAHABETTİN SÖZLERİPaylaşımı

En güzelCenap Şahabettin Sözleri sözleri

183 Meşe gölgesinde filizlenen yosunlar, çok kez kendilerini meşe fidanı sanırlar. 148 Elinden geleni yapmadığın müddetçe, umduğunu bulamamaktan şikâyette haksızsın. 131 Başkası düştü mü, çürük tahtaya basmasaydı deriz, kendimiz düşünce, tahtanın çürük olmasından şikâyet ederiz. 129 Balıklar şüphesiz kâinat sudur derler; bizim bilgilerimiz de buna benzer. 122 Başımıza bela geldi deriz; hâlbuki belaya ayağımızla kendimiz gitmişizdir. 115 Zirvelerde kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir. 88 Gerçekleri güneşe benzetirler, doğrudur. Gözlerimizi yaralar gerekçesi ile çoğu kez bakamayız. 84 Altından kendini koru, zehiri hiçbir zaman teneke kutu içinde sunmazlar. 83 Kusurumuz ne kadar çoksa, o kadar kusur ararız. 81 Dans yatay isteklerin, dikey tatminidir. 80 Hayat merdivenlerini çıkarken insanlara iyi davranalım. Çünkü inerken yine aynı insanlara rastlayacağız. 79 Hayatta en zor şey, amaçsız insanlarla yaşama zorunluluğudur. 78 Yüksek makamlar yüksek tepeler gibidir, koşarak çıkanlar nefes darlığı hisseder. 78 Genç görünmek arzusu bilhassa ölüm endişesinden kaçınmak için beslenir. Sanırız ki, genç göründüğümüz nispette ecelden uzağız 76 Nezaket, ister iskarpin giysin ister çarık, bastığı yeri çamurlamaz. 76 Menfaat sandalye gibidir, ayağının altına alırsan yükselirsin, başının üstüne alırsan ezilirsin. 73 Seçkinler beğendikçe alkışlar, halk ise alkışladıkça beğenir. 71 Yüksek fikirler, yüksek dağlara benzer, alışık olmayanları ürkütür. 69 Her güzel çiçeğin etrafında kötü otlar biter. 63 Gariptir, yükü çeken manda ses çıkarmaz da kağnı inler. 63 En çok bolluk getiren yağmur, alın teridir. 59 Ne bütün varını yiyip ölmüş vardır, ne her fikrini söyleyip susmuş... 55 Konuşanın mevkii, bir fikrin kıymetini az çok değiştirir: ister istemez sözden ziyade söyleyene bakarız... 53 Bir safsata yerleşti mi, onun mantıkla yıkmaya çalışmayın, çünkü başaramazsınız. Onu zamana terk edin. 53 Eskimiş fikirler paslanmış çivilere benzer, söküp atmak çok güçtür. 50 İnsan için en büyük kuvvet, kendisini olduğu gibi görebilmektir. 49 Kavak ağacını beğenen ve seven pek az kişi gördüm, çünkü dosdoğrudur. 44 Yalanı söküp atmadan hakikati dikmeye kalkışma; tutmaz. 43 Ya bir yol bulacaksınız, ya bir yol yapacaksınız, ya da yoldan çekileceksiniz. 43 Gölgede duran güneşi göremez. 42 Kadın olsun, kitap olsun cildine aldanmayıp içindekilere bakılmalıdır. 40 Başkalarını nezakete davet için bazen kaba görünmek icap eder. 40 Hepimiz ölümün nişanlısıyız. 40 Niçin mi fikir değiştiriyorum? Çünkü ben fikirlerimin sahibiyim; kölesi değil! Söylenmemiş fikir yoktur, diyorlar. Bu söz doğru ise bile bundan sonra bütün insanlar susacak değil. 39 Alnını ne kadar dik tutarsan yere o kadar sağlam basarsın. 38 Akarsu, ne güzel hayat dersidir: küçük engellerin üzerinde köpürür; büyüklerin yanından sessizce geçiverir. 36 İnsan, sevdiğinden korkar, fakat korktuğunu sevemez. 36 Daima ara, bugün altın ararken bakır bulursun, yarın bakır ararken altın. 35 Doğruyu söylemek değil, anlatmak güçtür! 34 Erkeğin kalbi yaşlandıkça, kadının kalbi bozuldukça katılaşır. 34 Köpeğe gem vurmayın, kendisini at sanır. 32 En çok gürültü boş tenekelerden çıkar. 32 Arapça ve Farsçayı atarsak esrarengiz şiir olmaz. 30 Arzuların, kuvvetinin yetişebileceği yeri gösterir; hayallerin ise, zaafının yetiştiği yeri. 29 Kartalın beğenmediğini kargalar kapışır. 28 Söylenmemiş fikir yoktur, diyorlar. Bu söz doğru ise bile bundan sonra bütün insanlar susacak değil. 28 Aşk, kalbimizin saygısız misafiridir. Bize sormadan gelir, bize sormadan gider! 28 Ümitsiz yürek, hiçbir şeyle aydınlanamaz. 26 Ağaçların, çiçekler gözü, kuşlar dilidir. 24 Gündüz kandilini hazırlamayan, karanlığa razı demektir. 24 Kadınların ağzı işlemezse dili, ağzı ve dili işlemezse gönlü işler. 24 Hakiki büyük adamlar güzel ağaçlara benzer. Dallarında yuvalar kurulur, gölgesinde yorgunlar dinlenir, çiçeklerine sürünenler güzel koku alırlar, meyvesiyle açlar doyar ve yaprakları arasından dökülen güneş damlaları toprağa hayat verir. Hiç kimseye ve hiçbir şeye zararı dokunmaz.