Güzel SözlerPaylaşımı

CENAP ŞAHABETTİN SÖZLERİPaylaşımı

En güzelCenap Şahabettin Sözleri sözleri

270 Meşe gölgesinde filizlenen yosunlar, çok kez kendilerini meşe fidanı sanırlar. 222 Elinden geleni yapmadığın müddetçe, umduğunu bulamamaktan şikâyette haksızsın. 206 Balıklar şüphesiz kâinat sudur derler; bizim bilgilerimiz de buna benzer. 196 Başımıza bela geldi deriz; hâlbuki belaya ayağımızla kendimiz gitmişizdir. 192 Başkası düştü mü, çürük tahtaya basmasaydı deriz, kendimiz düşünce, tahtanın çürük olmasından şikâyet ederiz. 147 Zirvelerde kartallar da bulunur, yılanlar da. Ancak birisi oraya süzülerek, diğeri ise sürünerek gelmiştir. Önemli olan nereye gelmiş olduğunuzdan çok, nereden ve nasıl geldiğinizdir. 112 Gerçekleri güneşe benzetirler, doğrudur. Gözlerimizi yaralar gerekçesi ile çoğu kez bakamayız. 111 Hayat merdivenlerini çıkarken insanlara iyi davranalım. Çünkü inerken yine aynı insanlara rastlayacağız. 110 Menfaat sandalye gibidir, ayağının altına alırsan yükselirsin, başının üstüne alırsan ezilirsin. 110 Altından kendini koru, zehiri hiçbir zaman teneke kutu içinde sunmazlar. 109 Kusurumuz ne kadar çoksa, o kadar kusur ararız. 109 Hayatta en zor şey, amaçsız insanlarla yaşama zorunluluğudur. 106 Yüksek makamlar yüksek tepeler gibidir, koşarak çıkanlar nefes darlığı hisseder. 106 Dans yatay isteklerin, dikey tatminidir. 101 Nezaket, ister iskarpin giysin ister çarık, bastığı yeri çamurlamaz. 99 Eskimiş fikirler paslanmış çivilere benzer, söküp atmak çok güçtür. 99 Yüksek fikirler, yüksek dağlara benzer, alışık olmayanları ürkütür. 99 Genç görünmek arzusu bilhassa ölüm endişesinden kaçınmak için beslenir. Sanırız ki, genç göründüğümüz nispette ecelden uzağız 98 Gariptir, yükü çeken manda ses çıkarmaz da kağnı inler. 96 Seçkinler beğendikçe alkışlar, halk ise alkışladıkça beğenir. 96 Her güzel çiçeğin etrafında kötü otlar biter. 89 En çok bolluk getiren yağmur, alın teridir. 85 Ne bütün varını yiyip ölmüş vardır, ne her fikrini söyleyip susmuş... 82 Kavak ağacını beğenen ve seven pek az kişi gördüm, çünkü dosdoğrudur. 79 Konuşanın mevkii, bir fikrin kıymetini az çok değiştirir: ister istemez sözden ziyade söyleyene bakarız... 75 Bir safsata yerleşti mi, onun mantıkla yıkmaya çalışmayın, çünkü başaramazsınız. Onu zamana terk edin. 73 Gölgede duran güneşi göremez. 72 İnsan için en büyük kuvvet, kendisini olduğu gibi görebilmektir. 71 Alnını ne kadar dik tutarsan yere o kadar sağlam basarsın. 71 Ya bir yol bulacaksınız, ya bir yol yapacaksınız, ya da yoldan çekileceksiniz. 69 Hepimiz ölümün nişanlısıyız. 68 Yalanı söküp atmadan hakikati dikmeye kalkışma; tutmaz. 67 Başkalarını nezakete davet için bazen kaba görünmek icap eder. 65 Kadın olsun, kitap olsun cildine aldanmayıp içindekilere bakılmalıdır. 63 Doğruyu söylemek değil, anlatmak güçtür! 63 Daima ara, bugün altın ararken bakır bulursun, yarın bakır ararken altın. 63 Niçin mi fikir değiştiriyorum? Çünkü ben fikirlerimin sahibiyim; kölesi değil! Söylenmemiş fikir yoktur, diyorlar. Bu söz doğru ise bile bundan sonra bütün insanlar susacak değil. 61 Ümitsiz yürek, hiçbir şeyle aydınlanamaz. 60 İnsan, sevdiğinden korkar, fakat korktuğunu sevemez. 60 Akarsu, ne güzel hayat dersidir: küçük engellerin üzerinde köpürür; büyüklerin yanından sessizce geçiverir. 57 Erkeğin kalbi yaşlandıkça, kadının kalbi bozuldukça katılaşır. 57 En çok gürültü boş tenekelerden çıkar. 57 Arapça ve Farsçayı atarsak esrarengiz şiir olmaz. 57 Kartalın beğenmediğini kargalar kapışır. 57 Köpeğe gem vurmayın, kendisini at sanır. 54 Aşk, kalbimizin saygısız misafiridir. Bize sormadan gelir, bize sormadan gider! 53 Arzuların, kuvvetinin yetişebileceği yeri gösterir; hayallerin ise, zaafının yetiştiği yeri. 52 Söylenmemiş fikir yoktur, diyorlar. Bu söz doğru ise bile bundan sonra bütün insanlar susacak değil. 50 Ağaçların, çiçekler gözü, kuşlar dilidir. 47 Gündüz kandilini hazırlamayan, karanlığa razı demektir. 45 Kadınların ağzı işlemezse dili, ağzı ve dili işlemezse gönlü işler. 44 Hakiki büyük adamlar güzel ağaçlara benzer. Dallarında yuvalar kurulur, gölgesinde yorgunlar dinlenir, çiçeklerine sürünenler güzel koku alırlar, meyvesiyle açlar doyar ve yaprakları arasından dökülen güneş damlaları toprağa hayat verir. Hiç kimseye ve hiçbir şeye zararı dokunmaz.