Güzel SözlerPaylaşımı

NECİP FAZIL KISAKÜREK SÖZLERİPaylaşımı

En güzelNecip Fazıl Kısakürek Sözleri sözleri

525 Uğruna ölmekse seni yaşatmak bin kere ölürümde adına leke sürdürmem, gururdur namustur bayrak ve sancak, aksa da kanım zalimi güldürmem! 197 Sokak lambası gibi olma ey yar . Kime yandığın belli olsun. 145 Cevabımın şiddetinden susuyorum! 120 İçimizde bu kadar perişan hâle getirilmeseydik; dışımızda bu kadar hürmetsizliğe uğramayacaktık. 109 Bin "günahın" olsa da bana, bir "gün ah'ım" yok sana... 108 Dağı tanıyan, nasıl tanımaz uçurumu? Madem ki yükseliş var, iniş olmaz olur mu? 104 Af var diye işlenen suçtan vicdan burkulur; affı sigortalayan hayâsızdan korkulur... 93 Sabır; incecik sırat; murat içinde murat... Sabır hakk’ a tevekkül; sabır hakk’ a itimat... 91 Bana çağ dışı diyorlarmış. Ne büyük bir onur! Ben bu çağın dışında kalmayayım da, içinde mi boğulayım. 90 Bir kız öğrenciyi, başını örttüğü için tahsil hakkından mahrum etmek, istiklal savaşı başlarında ve Maraş'ta, düşmanlar tarafından başörtüsü çıkarılıp düşürüldüğü için başlayan milli şahlanışın ruhuna tükürmektir. 89 Yalnız, annem gibi, o ılık sesle, içimde dövünüp ağlama gurbet! 88 Üç günlük dünya için gayret üstüne gayret, ebedi bir yaşam için gayret yok hayret. 87 Ve tekrar uyuyayım ve kalkayım ezanla! Yaşaya dursun insan, hayat dediği zanla. 87 Parası olan pazardan, imanı olan mezardan korkmaz. 86 Kalbimi ve aklımı hep sağ elime verdim. Görevi olmasaydı, sol elimi keserdim. 85 Marifetli hokkabaz başını kaldır da bak. Gökte bir oynayan var yıldızlarla kaydırak. 84 Yalan söylemek beceri ister. Biz de becerikli insanlara aşık oluruz. 84 Diz çök ey zorlu nefs, önümde diz çök. 82 Patiska kefen çürük teneşir isli kazan. Minarede "ölü var!" diye bir acı salâ... Er kişi niyetine saf saf namaz... Ne alâ! Böyledir de ölüme kimse inanmaz hâlâ! Ne tabutu taşıyan ne de toprağı kazan... 81 Kadın mezarlığa girerken başını kapıyor, dışarı çıkarken açıyor. Ölüye karşı kapayıp, diriye karşı açmak akıl almaz. 81 İnsan bağırırken düşünemez. Düşünemeyenler ise hep kavga içindedir. 81 Şiir, Allah’ı sır ve güzellik yolundan arama işidir. 80 Ölüden haber gelmiş, diri okur anlamaz... Sorsan herkes Müslüman, ne şükür var ne namaz... 79 Tabutumun tahtası, bilsem hangi ağaçta? 77 Kader, beyaz kağıda sütle yazılmış yazı. Elindeyse beyazdan, gel de sıyır beyazı. 74 Felsefe; çürük cevizlerle dolu bir denizde sağlam cevizi aramaktır. 72 Geçti, istemem gelmeni, yokluğunda buldum seni; bırak vehmimde gölgeni, gelme, artık neye yarar? 72 Çocukken gün battı mı, bir köşede ağlardım; nihayet döne döne aynı noktaya vardım. 70 Tahtadan yapılmış bir uzun kutu, baş tarafı geniş, ayakucu dar, çakanlar bilir ki bu boş tabutu, bir gün kendileri dolduracaklar. 69 Domatesçi, biberci bağırır da kuyumcu bağırmaz. Eskici bağırır ama antikacı bağırmaz. 69 Biz şiiri iman için bilmişiz; ve bu mihrak bilgiyi, her bilginin geçtiği binbir yol ağzı biliyoruz. 63 Başım çığlıklı bir çocuk, onu nasıl avutsam? Ne yapsam da ölümü bir saatçik unutsam? 62 Göz kaptırdığım renkten, kulak verdiğim sesten; affet, senden habersiz kaldığım her nefesten.. 61 Sevdalın şu dağı del dese, koşar, delersin! İş Allah'a geldi mi, gücün yok, sendelersin! 61 Varsın, bugün bir acı duymasın gözyaşımdan; bana rahat bir döşek serince yerin altı, 59 Ölecek miyim, tam da söyleyecek çağımda, söylenmedik cümlenin hasreti dudağımda. 58 Nazım benim cezaevi arkadaşımdı,düşüncelerimiz farklı olsa da. 58 Eğer tadını bilirseniz ekmeği paylaşmak ekmekten dehe lezzetlidir. 58 Allah bir! Demektense ecel teri dökerken; ölüversem, beklenmez anda Allah bir erken... 56 Masum, küçücük bir taşın beresi üzerine flaster yapıştırmak ne demek? Haklı, koca bir güllenin yere sereceği leşinin üstünü örtecek kanlı kefenden ne haber? 55 Şiirde baş unsur, fikirle hissin ara çizgisi üzerinde, duygulaşmış düşüncelerdir. 55 Sabır, çekilen şeyi duymamak değil, ona dayanmayı bilmektir. 52 Adam olmak cinsiyet meselesi değil, şahsiyet meselesidir. 49 Bana bir ben lazım, bir de beni anlayan. Beni bir ben anlarım, bir de beni yaradan... 48 Zaman insanları değil armutları olgunlaştırır. 46 Evdeki hesabımız bile çarşıya uymuyorken, ahiret hesabımızın vay haline. 42 Gaye tek, ölmemek. 39 Allah dostu odur ki nefsine tek pay biçmez. Kırk yıl bir ekşi ayran özler de onu içmez. 39 Halbuki Müslümanlık, zor içinde en kolay; pahalılık içinde de bedava kurtuluş çaresidir. 31 Ne azap ne sitem yalnızlıktan. Kime ne; aşılmaz duvar bendedir. Süslenmiş gemiler geçer açıktan, sanırım, gittiği diyar bendedir. Yaram var, havanlar dövemez merhem, 29 Hakim sakalı uzamış necip fazıl'a "maymuna dönmüşsün necip" demiş. Necip fazıl duvara dönerek "şimdi de duvara döndüm. 26 Abdulhamid`i anlamak her şeyi anlamak olacaktır. 25 Düşünüyorum: o’ndan evvel zaman var mıydı? Hakikatler, boşluğa bakan aynalar mıydı? 23 Olunmayacak her şeyle olabilecek her şeyin kefalet ve keyfiyeti İslam’da, her şey İslam’da! 20 İnsan üç beş damla kan, ırmak üç beş damla su: bir hayata çattık ki, hayata kurmuş pusu.